Murat TamzokReal Madrid’in 2.kalecisinin adını bilen var mı?
Olsa şaşarım.
Gıpta ile seyrediyorum Casillas’ı.
Hayranım iş disiplinine, ahlakına, sportmenliğine, kalitesine…..
Adam hiç sakatlanmaz mı yaaa.Eli kolu parmağı çatlamaz mı, ailesinden ölen falan olmaz mı, iç dünyasına yönelik sıkıntılı anları olamaz mı ?Sarı kart falan görmez mi… Yok öyle şey.
Ben sadece gıpta ediyorum zira ben geçimimi spordan sağlamıyorum.
Onu seyreden, o istikrarı sağlayamamış PROFESYONEL sporcuların UTANMASI GEREK.
Haaaa bir de şu var..
Adam işini yaparken PROFESYONEL ama para kazanırken AMATÖR RUHLU.
Galaktikos’dan yıllık 6 milyon Euro kazanırken, Man City 13 milyon Euro öneriyor ama Casillas diyor ki” Teşekkür ederim ben Madrid’de mutluyum”.
Elinin tersiyle ittiği rakkam yılda 7 milyon Euro minimum.
Üstelik de ADAMAKILLI adam akıllı.Raul gibi.
Herkes onu Real Madrid’li olarak biliyor ve öyle kalacaklar.O renklere, camiaya ait olacaklar. Ve gün gelecek yok olmayacaklar.
O camialar onlara o ya da bu şekilde sahip çıkacaktır da.
AİDİYAT hissi bence bir insanda olması gereken en değerli hasletlerden birisidir.
Bir de diğer grup var.
Kaptanlık pazu bandının manasını bile anlayamayanlar, çok ufak farklara renk değiştirenler bir gün gelecek silinip doğal olarak yok olacaklar eğer karizmatik değillerse.
Çünkü ait oldukları bir camiaları olmadı ki.
Onlara kim, neden sahip çıksın…..
Nerde akşam orda sabah….
Biz de tam tersi, herkes para kazanmaya, kontrattan söz etmeye gelince PROFESYONEL, işine karşı ise amatör.
Alt yapıdan yetişmiş,
Dün1 bugün 2,
herkesin gözü beyaz atın üstündeki prenste.
İngiliz atasözüdür “BEYAZ ATIN ÜSTÜNDEKİ PRENSİ ÖPMEK İÇİN ÇOK KİŞİ TARAFINDAN ÖPÜLMEN GEREKİR”.
Bu takım seni lanse etmiş, vefa falan semt ismi…
Sabah antrenmanından önce poğaça,börek ile antrenman yapanlardan tut da,
futbolculuğu yalnız şan şöhret zannedenlere kadar uzanan yelpazede neler yok ki… Dünya kadar para kazanan futbolcularımızın fizik yapılarına bir bakın bir de Almanlara, İtalyanlara, Ona buna….
Bol sıfırlı kontratlar, arabalar, kızlar…Her maç öncesi yumruk şov..Ülkede tanımayan kalmamış seni.. Üstelik aldığın paranın milyonda birine topu aynen senin gibi auta atacak en az 1.000.000 kişi sıradayken…OOOhhhh
Futbolcusu böyle…
Hakemlerle ilgili daha fazla bir şey söylemeye hacet mi var…
Şenes Erzik UEFA Asbaşkanı ama büyük turnuvalarda tek hakemimiz yok.İran’dan, Katar’dan davet edilenler var ama bizim FIFA Kokartlılar Antalya’da seminerde.
Maç başı yüksek ücretler, falan filan, 5 yıldızlı oteller, ülke gündemini bile neredeyse sen belirliyorsun..Ohhhhh
Hakemleri böyle….
Ya teknik adamları….
Sağlam’ını bulmak için bir ton yıl beklemek durumunda kaldık.
Elbise değiştirir gibi takım değiştir.Küme düşür, as kes fark etmez, milletin hayatı boyunca göremeyeceği parayı kısacık zamanda kazan..Ayda 4 kez çalışmak zorundasın üstelik söz konusu performans ise eğer..
Koy parayı cebe, hele bir de komisyon falan alıyorsan var ya OOOhhhh
Peki yönetici Kadrosu…
Protokole girmenin 3 yolu vardır.
Ya G.Komutanı yada Vali olarak ATANMIŞ olacaksın ki bu dehşet uzun, meşakkatli, apolet isteyen bir uğraş gerektirir.
Yada Belediye Başkanı olarak SEÇİLMİŞ olacaksın ki bu da dehşet zor iştir.Önce Partinin oluruna layık olacaksın sonra da koca bir şehrin teveccühüne.
Ama takımına yönetici ol, ver bir miktar para çık protokole.
Başbakanlarla, Cumhurbaşkanlarıyla bile yan yana tv ekranlarından evlere konuk olurken seni ekrandan seyretmek zorunda olan rakiplerini ifirt etmek de var…
Yaptığın icraatlar bir teftiş kurulu tarafından falan da sorgulanmıyor.
Kulübün bugünü yada geleceğini etkileyen maddi hatalara, stratejik hatalara sebep olundu mu olunmadı mı…Soran olmaz.
Ve en kralı da koyduğun parayı geri alıyorsun.
At, tut, al, sat, reklamı falan da cabası…
Oooohhhh NE ALA MUALLA.
TABİİ Kİ Masör’ünden Federasyon Başkanına kadar çok ahlaklı, vizyonlu, çalışmayı seven, işine bağlı, haram helal farkının ne olduğunu bilen, Allah’tan korkan, ülkesi-vatanı-takımı-renklerine aşık sayısının çoğunlukta olduğuna İNANIYORUM ama,
İtiraf da etmeliyiz ki, kendilerinden nasıl kurtulacağımızın hep beraber çaresini bulmak zorunda olduğumuz MUTLU BİR AZINLIK da yok değil.
|