Murat TamzokTebrik ediyorum taraftar gruplarını ve liderlerini Bursaspor’a yardım gecesini düşündükleri, organize ettikleri için.
Bu organizasyonu iyi yorumlamak gerek.
Bu şunun kanıtı bence artık bu takımı tutanlar, kalpleri yeşil-beyaz renk için pır pır atanlar seyircilik, taraftarlık mertebesini artık aşmış durumdalar.
Bundan böyle her türlü erdemli sıfatı hak ediyor bu tribünler.
Kombine aldılar, lisanlı ürün aldılar, bu aşk uğruna ömürlerini harcadılar ve sıkıntıyı bir nebze olsun giderebilmek için bilmiyorum başka örneği Türkiye’de var mı ama futbolculara verilmek üzere bu kriz ortamında para toplamayı hedeflediler.
Kendileri aç, işsiz belki, sıkıntılı aile yaşamları, sorunlu sosyal çevreler, ekonomik sıkıntılar günlük yaşantılarını belki de doğal bir fanus gibi çevreleyen bir örtü adeta ama onlar ellerindeki avuçlarındakini kendileriyle ölçülemeyecek kadar iyi ekonomik durumda olan futbolculara verilmek üzere dayanışma gecesi düzenliyorlar.
Tipik bir Anadolu insanı portresi.
İbretlik…
21.y.y ile bağdaşmayan, bu coğrafyanın bir ferdi olarak duyduğumuz – bildiğimiz ama yakınen tanık olma ihtimalimizin çok da fazla olmadığını itiraf etmemiz gereken bir insanlık hasleti.
Bir ŞOK..
Belki de MİLAT…
Tek bir insan ne değiştirebilir ki sorusunun cevabı işte burada…
NEYİ DEĞİŞTİREMEZ Kİ ?
Örnek mi…
Adam gibi adam ERTUĞRUL SAĞLAM…
1326’dan 1450’li yılların sonlarına kadar Osmanlı’ya başkentlik yapmış,
6 Padişahın yaşadığı,
Gerek Türk Tarihi, gerek İslam Tarihi, gerekse de Dünya Tarihi için yeryüzündeki mevcut şehirler arasında ilk sıralarda önem arz eden Bursa,
Kurtuluş Savaşı öncesi düşman işgalindeyken 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM açıldığında Meclis Kürsüsünde devamlı olarak siyah bir bez örtülü dururdu der tarih kitapları.
O bez o kürsüden Bursa düşman işgalinden kurtulunca kaldırılmıştı.
Bu şehrin anadan doğma ve sonradan olma sevdalıları olarak, gölgede olmayı, ikincil olmayı ne içimize sindirebildik, ne onurumuza, ne de bilinçaltımızda yer etmiş güçlülük duygusuna.
Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanında dağ eteklerindeki Zeyniler Köyüne sürgüne giden Feride gibi olmayı da ...
İç dünyamızdaki sıkıntının dışa vurumuydu tribünlerde zaman zaman yaşanan aksiyonlar.
Hayal kırıklığı, infial, tepki, bu durumu kabullenmemeydi tribünlerin yüksek ateşinin sebebi.
Burada BUGÜN bir iç muhasebe yapmanın da mecburiyeti var.
KESKİN SİRKE KÜPÜNE ZARAR VERİR….
Kötü tezahürat neticesinde kulübün ödediği rakamları bir düşünelim bakalım.
Hem gelir kaybetti Bursasporumuz, hem diğer takımları finanse ettik o cezalarla…
AVUÇ AVUÇ DAĞITTIK, DAMLAYLA TOPLAMAYA ÇALIŞIYORUZ.
Her şeyde bir hayır var..
Belki de bugünü yaşamamız gerekiyordu…
Neticede AYAĞINA TAŞ DÜŞMEYEN ACISINI ANLAMAZ der bir Fransız atasözü.
Cebinden para vermek ihtiyacını hisseden sevdalıların artık kötü tezahürat yapmayacaklarına canı gönülden inanıyorum.
Çocuklarımız, eşlerimiz, annelerimiz, kız kardeşlerimiz, babalarımız da var orada.
Ne duyalım artık o çirkin ifadeleri, ne de cezasını ödeyelim.
Ne tahrik edelim uyuyan yılanı…
Ne cezasını ödeyelim öfkemizin…
Haykıralım sevdamızı yalnızca ve yalnızca
VARSA YOKSA BURSASPOR
|