Oldukça erken bir saatte uyandım C.tesi günü.
İçim içime sığmıyordu.Zira kardeşlerle olacaktık o gün.
Bayağı da erken bir saatte parkın yolunu tuttuk oğlumla gruplarla beraber o hasret kaldığımız atmosferi soluyabilmek için ama galiba gittiğimiz çay bahçesi yanlış bir yerdi.
Çimlerde futbol oynayan fanatik Ankaragüçlüler de herhalde yanlış yerlerdeydiler.
Hoş geldiniz dedik.3 – 5 kelam sohbet ettik.
Ve maç öncesi ambiansı hoyratça soluyabilmek için tüm benliğimle her dakikasını zamanımın farkında olarak geçirmeye çalıştım.
Ankara ile diyebilirim ki hiçbir bağlantım yok.
Yaşamım boyunca da fazlaca bir zaman geçirmedim başkentte.
Hiçbir bağlantım da yok neredeyse Ankara ile..
Kaç yaşımda musalla taşına bedenim koyulacak tabii ki bilmiyorum ama belki de yaşamımın önemli bölümü bu coğrafyada kişi, kurum ve kuruluşların itiş – kakış içindeki sığlıklarına şahit olmuş birisi olarak, Ankaragücü ve Bursaspor taraftarları arasındaki bu kardeşliğin değerini mahiyeti itibariyle de iyi algılayabilenlerden biriyim.
Üstelik 4 yıl önce kardeşini kaybetmiş olan ve kardeşi olmayan birisi olarak diyorum ki
en azından benim için
SONSUZA KADAR KARDEŞ TEK.ANKARAGÜCÜ.
Aynı şehrin çocuklarının, Milli Takımdan arkadaşların birbirlerinin gırtlağına sarıldığı, yumruklar savurduğu, el kol hareketleri ve küfürlerin gırla gittiği; üstelik bunun şampiyonluk yarışında 2 puan fazla avantaj için yapıldığı ligimizde farklı şehirlerin, ateşli taraftarların üstelik Ankaragücü de küme düşmemek için uğraşırken 2-0 skorla biten maçın sağ salim bitiyor olmasına bu alemin öte yakasında Nobel barış ödülü verirler ama bu doğu yakasında esamesi bile okunmaz.
Amerika'da ols Hollywood düzinelrce film yapmıştı belki de, büyük ihtimalle sosyologlar incelemeye almıştı bu davranış numunesini.
Maçtan önce de yazdım.
Tribün dostluğu ayrı şey, sahadaki mücadele ayrı şey.
Dostuz.Kardeşiz diye maçı veremezsiniz.
Onun adı şikedir.
Cümle alem ve elalem gördü bu 2 anadolu delikanlısının harbiliğini, efendiliğini, kalitesini.
Bu 2 mert delikanlı, aslanlar gibi gider başına geleni razı olur ama o şerefsizliği yapmaz.
İnanıyorum ve eminim de Kardeşler de böyle bir şey ummadılar.
Ama şunu da itiraf etmeliyiz ki,
Bursaspor tribünleri gol sevinçlerini bana göre abarttılar.
UEFA kupası umudumuz sürdü.Tabii ki çok güzel.3 puan ve yüzlerce milyar para girişi oldu kasaya.Hepsi muhteşem.
Ama golü atan futbolcular önceden tembihli olsaydı da gol sevincini bastırsaydılar, tribünler de bu işi abartmasaydılar daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Empati ile sevinç arasındaki dozu iyi ayarlayabilmeli idik diye düşünüyorum.
Ankaragüçlü kardeşlerimizin yıllarca acı çekmiş bu tribünlerin 40 yılın başında bir UEFA hedefi dolayısıyla kendisini bir müddet kontrol edememiş olmasını anlayışla karşılayacaklarını umut ediyorum.
Bursasporumuzun da UEFA hedefiyle paralel olarak Başkentin rakiplerini hırpalayarak kardeşlerini sıkıntıdan kurtarabileceğini ümit etmiyor değilim.
Maç beklendiği gibi bitti.Volkan patladı.
Bursaspor zirve yürüyüşüne başladı.
Nerede kamp kuracak göreceğiz.